Uluslararası hukuk alanındaki çalışmalarıyla tanınan Sir Mehmet Şükrü Güzel, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs ziyaretinde kullandığı “Kıbrıslı toplumlar” ifadesinin sıradan bir diplomatik söylem olmadığını savundu. Gazetemize tarihi gerçekleri ortaya koyan çarpıcı açıklamalarda bulunan ve kapsamlı bir analiz gönderen Güzel’e göre bu ifade, BM Genel Kurulu’nun 1958 tarihli 1287 sayılı kararındaki “taraflar” statüsünü yansıtıyor ve Kıbrıs Türklerinin azınlık olmadığını ortaya koyuyor.
“DEVLET KURMA HAKKIMIZ SONRADAN VERİLMEDİ”
Profesör Dr.Güzel’in kapsamlı hukuki analizindeki en çarpıcı tezlerden biri, Kıbrıs Türklerinin devlet kurma hakkının KKTC’nin 1983’te ilanıyla ortaya çıkmadığı yönünde.
Güzel, Kıbrıs Türklerinin Osmanlı’dan gelen tarihsel egemenlik mirası nedeniyle uluslararası hukukun öznesi olduğunu ve devlet kurma haklarının BM’nin kuruluşundan itibaren mevcut bulunduğunu savundu.
Güzel’e göre Kıbrıs Türkleri, nüfus oranına bakılarak “azınlık” olarak tanımlanabilecek bir topluluk değil; Kıbrıs’ın geleceği konusunda karar verme yetkisine sahip iki siyasi taraftan biridir.
1287 SAYILI KARARA DİKKAT ÇEKTİ
Profesör Dr.Güzel, tezinin merkezine BM Genel Kurulu’nun 5 Aralık 1958 tarihli 1287 (XIII) sayılı kararını yerleştiriyor.
Kararda kullanılan “taraflar” ifadesinin Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarını işaret ettiğini belirten Güzel, Guterres’in son Kıbrıs ziyaretinde kullandığı “Kıbrıslı toplumlar” ifadesinin de bu tarihi ve hukuki statüyü yansıttığını bildirdi.
“GUTERRES’İN CÜMLESİ KKTC’NİN HUKUKİ TEZİNDEN DAHA SAĞLAM”
Güzel, çok daha ileri giderek KKTC’nin resmi hukuk tezini de eleştirdi.
KKTC Bağımsızlık Bildirgesi’nde kendi kaderini tayin hakkının yanlış hukuki temele dayandırıldığını ileri süren Güzel, Kıbrıs Türk tarafının asıl dayanması gereken zeminin BM Şartı’nın XI. Bölümü ile 1287 sayılı karar olduğunu belirtti.
Güzel bu nedenle, Guterres’in “Kıbrıslı toplumlar” ifadesiyle kurduğu cümlenin dahi Kıbrıs Türklerinin statüsü açısından KKTC’nin bugüne kadar savunduğu resmi hukuk tezinden daha sağlam bir zemine oturduğunu ileri sürüyor.
“ÇÖZÜM MASASINDA İKİ TARAF VARDIR”
Güzel’in analizine göre Kıbrıs’ta siyasi geleceği belirleyecek iki taraf bulunmaktadır:
Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Rumları.
Maruniler, Ermeniler ve diğer grupların aynı hukuki ve siyasi statüye sahip olmadığını belirten Güzel, Kıbrıs Türklerinin bir azınlık grubu gibi değerlendirilmesinin tarihi ve hukuki gerçeklerle bağdaşmadığını savunuyor.
“AZINLIK DAYATMASI KABUL EDİLEMEZ”
Güzel, BM tarafından hazırlanabilecek herhangi bir çözüm planında Kıbrıs Türklerinin “azınlık” olarak değerlendirilmesinin de hukuken kabul edilemeyeceğini ileri sürüyor.
BM Şartı’nın 103. maddesine dikkat çeken Güzel, 1287 sayılı kararla tescil edildiğini savunduğu statüye aykırı bir düzenlemenin hukuki geçerliliğinin bulunmayacağı görüşünde.
541 SAYILI KARARA DA FARKLI YORUM
Güzel’in analizinin dikkat çekici bölümlerinden biri de BM Güvenlik Konseyi’nin KKTC’nin bağımsızlık ilanının ardından aldığı 541 sayılı karar.
Güzel, 541 sayılı kararın KKTC’nin bağımsızlık ilanına yönelik itirazını 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş ve garanti antlaşmalarıyla ilişkilendirdiğine işaret ediyor.
Rum tarafının Kıbrıs Türklerini eşit ortak değil “azınlık” olarak görme ısrarının 1960 ortaklık düzeninin temelini ortadan kaldıracağını savunan Güzel, böyle bir durumda 541 sayılı kararın dayandırıldığı hukuki gerekçenin de tartışmalı hale geleceğini ileri sürüyor.
Güzel’e göre bu noktada BM Genel Kurulu’nun XI. Bölüm çerçevesindeki yetkileri ve 1287 sayılı karar yeniden gündeme gelmelidir.
“KKTC HUKUKİ TEZLERİNİ GÖZDEN GEÇİRMELİ”
Sir Mehmet Şükrü Güzel sonuç olarak KKTC’ye önemli bir çağrıda bulunuyor:
Kıbrıs Türk tarafı uluslararası hukuk tezini yeniden gözden geçirmeli ve mücadelesini 1287 sayılı kararın ortaya koyduğu hukuki zemin üzerine oturtmalıdır.
Güzel’e göre mesele yalnızca “egemen eşitlik” talep etmek değildir. Kıbrıs Türklerinin azınlık olmadığı ve adanın geleceğini belirleme hakkına sahip iki taraftan biri olduğu, geçmiş BM belgelerinden hareketle uluslararası hukuk önünde çok daha güçlü biçimde savunulabilir.
Güzel, Guterres’in Rum lider tarafından havaalanında eli cebinde bekletilmesine rağmen geri adım atmadığını ve “Kıbrıslı toplumlar” diyerek çok önemli bir statü vurgusu yaptığını belirterek şu sonuca varıyor:
“BM Genel Sekreteri’nin kullandığı ifade, Kıbrıs Türklerinin azınlık olmadığını ve Kıbrıs’ın iki siyasi tarafından biri olduğunu gösteren doğru hukuki zemini işaret etmektedir. KKTC’nin yapması gereken, kendi hukuk tezlerini bu gerçek ışığında yeniden değerlendirmektir.”
ÖNE ÇIKAN SPOTLAR
“Kıbrıs Türkleri azınlık değildir; Kıbrıs’ın geleceğini belirleyecek iki siyasi taraftan biridir.”
“Kıbrıs Türklerinin devlet kurma hakkı 1983’te doğmadı; BM’nin kuruluşundan itibaren mevcuttu.”
“Guterres’in ‘Kıbrıslı toplumlar’ sözü, 1287 sayılı karardaki ‘taraflar’ statüsünü yansıtıyor.”
“Rum tarafının azınlık dayatması, 1960 ortaklık düzeninin hukuki temelini ortadan kaldırır.”
“KKTC, resmi hukuk tezini gözden geçirmeli ve 1287 sayılı kararın sunduğu zemini değerlendirmelidir.”
RMMO KOMUTANI ZERVAKİS’İN KORONAVİRÜS TESTİ POZİTİF ÇIKTI ... +Detaylı Bilgi
LİMASOL’DA PROTESTO GÖSTERİLERİ ... +Detaylı Bilgi
NURİS: ANASTASİADİS’İN “KULLANIM KAYBI TAZMİNATI” VAADİ YERİNE GETİRİLEMEZ ... +Detaylı Bilgi
HER 10 RUM’DAN 6’SI GÜNEY KIBRIS’TAKİ DEVLETİN “YOLSUZLUK DEVLETİ” OLDUĞUNA İNANIYOR ... +Detaylı Bilgi
RUM SAVUNMA BAKANI’NDAN TÜRKİYE’YE ELEŞTİRİ ... +Detaylı Bilgi
ROLANDİS: “KAYBEDİLMİŞ FIRSATLAR, KAYBEDİLMİŞ VATANLARA GÖTÜRÜR” ... +Detaylı Bilgi
ŞİLLURİS: “KIBRIS SALDIRGAN VE YAYILMACI GÜÇLERE KARŞI KENDİNİ SAVUNMAYA HAZIRDIR” ... +Detaylı Bilgi
İNSAN HAKLARI İZLEME ÖRGÜTÜ: GÜNEY KIBRIS’TA, DÜZENSİZ GÖÇMENLERE KÖTÜ MUAMELE YAPILIYOR ... +Detaylı Bilgi