HER KAFADAN BİR SES… BU ŞARTLARDA 5+1 MASASI KURULSA NE OLACAK?


HAYAL GÖREN KİM?

HER KAFADAN BİR SES… BU ŞARTLARDA 5+1 MASASI KURULSA NE OLACAK?

Kıbrıs konusunda yeni bir 5+1 toplantısının yapılması yeniden gündemde. Ancak tarafların son açıklamaları yan yana konulduğunda ortaya çıkan tablo, çözüm umudundan çok temel bir soruyu gündeme getiriyor: Aynı masaya oturması beklenen taraflar daha masanın hangi zeminde kurulacağı konusunda dahi anlaşamıyorsa, bu masadan nasıl sonuç çıkacak?

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, yeni bir 5+1 toplantısı yapılabileceğini ancak bunun sonuç üretmesi gerektiğini söylüyor. Guterres, güven yaratıcı önlemler, metodoloji ve meselenin özü konusunda yeterli hazırlık yapılmasını istiyor. Bir başka ifadeyle Genel Sekreter, sırf toplantı yapılmış olmak için yeni bir konferans toplamaktan kaçınıyor.

KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman da benzer biçimde “müzakere olsun diye müzakere” anlayışına karşı olduğunu vurguluyor. Türkiye ile istişare içerisinde hareket edildiğini belirten Erhürman, sonuç üretmeyecek ve geçmişte yaşanan başarısızlıkların tekrarına dönüşecek bir sürece girilmemesi gerektiğini söylüyor.

Ancak Rum lider Nikos Hristodulidis’in baktığı yer tamamen farklı.

Hristodulidis, müzakerelerin 2017’de çöken Crans-Montana sürecinde kalınan yerden, federasyon temelinde yeniden başlatılmasını istiyor. Rum tarafı ayrıca 5+1 toplantısının yapılabilmesi için güven yaratıcı önlemlerde önceden ilerleme sağlanmasını bir ön şart olarak görmüyor. Rum liderliği, geçmiş müzakere çerçevesinin ve bugüne kadar oluşan yakınlaşmaların korunarak sürecin devam ettirilmesini savunuyor.

Türkiye’nin pozisyonu ise bundan tamamen farklı ve son derece net:

Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü teyit edilmeden resmi müzakerelere geçilemez.

Ankara açısından yarım asırdan fazla süre denenmiş federasyon modeli tüketildi. Crans-Montana’daki çöküş de bunun son halkası oldu. Türkiye ve KKTC makamlarının açıklamalarında, eski federasyon müzakerelerini aynı parametrelerle yeniden başlatmanın kabul edilmeyeceği açık biçimde ortaya konuluyor.

Ortaya çıkan tablo tam anlamıyla bir “her kafadan bir ses” görüntüsüdür.

Guterres: Önce yeterli hazırlık ve ilerleme, sonra sonuç üretecek 5+1.

Erhürman: Müzakere olsun diye müzakere yok; Türkiye ile istişare içerisinde hareket ediyoruz.

Hristodulidis: Crans-Montana’da kaldığımız yerden, federasyon temelinde devam edelim.

Türkiye: Egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü teyit edilmeden müzakere başlamaz; federasyon modeli tüketildi.

Üstelik anlaşmazlık yalnızca müzakerenin nasıl başlayacağı konusunda değil. Taraflar varılmak istenen sonucun ne olduğu konusunda da birbirinden tamamen ayrılıyor.

Rum tarafı, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devamı niteliğinde iki toplumlu, iki bölgeli federal bir yapı hedefliyor. Türkiye ve KKTC tarafının ortaya koyduğu yeni paradigma ise Kıbrıs’ta iki ayrı halkın, iki ayrı demokrasinin ve iki devletin mevcut olduğu gerçeğinin kabul edilmesine ve Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünün teslim edilmesine dayanıyor.

Dolayısıyla mesele artık yalnızca “5+1 yapılacak mı?” sorusu değildir.

Asıl soru şudur:

5+1 yapılırsa taraflar o masada neyi müzakere edecek?

Bir taraf federasyon masasının yeniden kurulmasını, diğer taraf egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün önceden teyit edilmesini istiyorsa; biri Crans-Montana’dan devam etmek, diğeri Crans-Montana ile kapanan federasyon defterini yeniden açmamakta kararlıysa ortak zemin nerede bulunacaktır?

Dahası, Rum tarafının Türkiye’nin garantörlüğü, Türk askerinin Ada’daki varlığı, mülkiyet, toprak, yönetim ve güç paylaşımı gibi temel başlıklardaki bilinen talepleri de ortadadır. Bunlara son dönemde Güney Kıbrıs’ın giderek yoğunlaşan askeri işbirlikleri ve silahlanma politikaları eklendiğinde, güven ortamının nasıl oluşturulacağı da ayrı bir soru işaretidir.

Bu nedenle yeni bir 5+1 toplantısının takviminden önce cevaplanması gereken çok daha önemli bir soru vardır:

Taraflar aynı çözümü konuşmaya hazır mı?

Bugünkü açıklamalara bakıldığında cevap açıkça hayırdır.

Masa kurulabilir. Liderler yan yana oturabilir. Aile fotoğrafı çekilebilir. Diplomatik açıklamalar yapılabilir.

Ancak masanın bir tarafında federasyon, diğer tarafında egemen eşitlik ve iki devlet gerçeği durduğu sürece, yalnızca tarafları aynı salona toplamak Kıbrıs sorununda ortak zemin yaratmaya yetmeyecektir.

O halde sormak gerekiyor: Ortak hedefin dahi bulunmadığı bir ortamda, yeni bir 5+1’den sonuç bekleyenler hangi gerçeğe dayanıyor?

Hayal gören kim?

 




  • RMMO KOMUTANI ZERVAKİS’İN KORONAVİRÜS TESTİ POZİTİF ÇIKTI ... +Detaylı Bilgi
  • LİMASOL’DA PROTESTO GÖSTERİLERİ ... +Detaylı Bilgi
  • NURİS: ANASTASİADİS’İN “KULLANIM KAYBI TAZMİNATI” VAADİ YERİNE GETİRİLEMEZ ... +Detaylı Bilgi
  • HER 10 RUM’DAN 6’SI GÜNEY KIBRIS’TAKİ DEVLETİN “YOLSUZLUK DEVLETİ” OLDUĞUNA İNANIYOR ... +Detaylı Bilgi
  • RUM SAVUNMA BAKANI’NDAN TÜRKİYE’YE ELEŞTİRİ ... +Detaylı Bilgi
  • ROLANDİS: “KAYBEDİLMİŞ FIRSATLAR, KAYBEDİLMİŞ VATANLARA GÖTÜRÜR” ... +Detaylı Bilgi
  • ŞİLLURİS: “KIBRIS SALDIRGAN VE YAYILMACI GÜÇLERE KARŞI KENDİNİ SAVUNMAYA HAZIRDIR” ... +Detaylı Bilgi
  • İNSAN HAKLARI İZLEME ÖRGÜTÜ: GÜNEY KIBRIS’TA, DÜZENSİZ GÖÇMENLERE KÖTÜ MUAMELE YAPILIYOR ... +Detaylı Bilgi